Uzmanlardan ailelere “Bebek ergenliği” uyarısı

   2025 Tarihli Haber
  Ekleyen : Yazar
  Yorum Yok

Bebeklerin özgürleşmeye ve kişilik kazanmaya başladığı 1,5 ile 3 yaş arasındaki ağlama, bağırma gibi negatif durumların, gençlerdeki ergenlik dönemine benzediği, ailelerin bebeklere karşı bu dönemde daha sabırlı ve kararlı davranması gerektiği bildirildi.

Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Kılınç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bebeklerin 1,5 yaşından itibaren yürüme, konuşma, kendi başlarına yemek yeme gibi bazı alışkanlıklar kazandığını hatırlattı.

Bu süreçte çocukların özgürlüklerini kazanmasıyla kişiliklerinin de oluşmaya başladığını dile getiren Kılınç, bebeklerin bu süreçte kendini ispatlamaya çalıştıklarını anlattı.

Bebeklerin 3 yaşına kadar süren ve tıpta “negatif olma” dönemi diye nitelendirilen süreçte, bağırma, ağlama ve istekleri yerine getirilmediğinde elindekini fırlatma gibi bazı olumsuz davranışlar sergilediğini anlatan Kılınç, “Bu olumsuz davranışlar, 1,5 ile 3 yaş arasındaki hemen hemen tüm çocuklarda görülür. Özellikle ilk çocuğu olan ailelerde de bu durum şikayet edilen ve aileleri huzursuz eden bir dönem olarak dikkati çekiyor. Aslında bebeklerin bu dönemi, gençlerin ergenliğiyle de benzeşiyor” dedi.

Ebeveynlerin ruh sağlığı ve sosyal çevresi açısından düzgün bir birey yetiştirebilmeleri için bu dönemin önemli bir süreç olduğuna işaret eden Kılınç, bu süreçte yapılacak olumlu veya olumsuz tutumların, çocukların gelecekteki kişiliklerine aynı oranda etki edeceğini, bir araya geldikleri ebeveynlere bu konuda gerekli uyarılarda bulunduklarını belirtti.

Ailelerin en çok şikayet ettiği konuların başında, çocukların inatlaşması, ağlaması, bağırması ve ellerine aldıkları cisimleri fırlatmalarının geldiğini ifade eden Kılınç, inatlaşma konusunda bebeğin dikkatinin başka bir yöne çekilmesi gerektiğini, inatlaşma konusu üzerinde uzlaşma sağlanamıyorsa, çocuğun hoşlandığı herhangi bir konu üzerinde konuşarak, inatlaşmadan vazgeçilmesini sağlamak gerektiğini kaydetti.

Çocukların ağlamalarında ailelerin payının daha fazla olduğunu savunan Kılınç, ”Bebekler, ağlamayı bu dönemde koz olarak kullanıyor. O yüzden ailelerin kararlı olması gerekiyor. Eğer çocuğun istediği şey yapılabilirse bebeğin ağlamasını beklemeden yapmak gerek. Fakat olmayacak bir şeyse de ağladığında kararlı şekilde, istediği şeyin neden olmayacağını anlatmak gerekiyor. Belki çocuk isteklerinin ağladığında bile yapılmadığını 3-5 kez gördüğünde daha fazla ağlayacak ama devamında ağlasa da istediği şeyin olmayacağını görecek ve ağlayarak eline bir şey geçmeyeceğini fark edecek. Dolayısıyla ağlama alışkanlığını terk edecek” diye konuştu.

Kılınç, fırlatma konusunda ise ailelerin bebekleriyle konuşarak çözüm bulabileceğini, “yapma-etme” diye kesin ifadeler yerine, fırlatma eylemi devam ettiğinde oluşabilecek kazaların bebeğe anlatılması gerektiğini kaydetti.

– “Gözlerinin içine bakıp, anlatın”

Halk arasında bebeklerin bu dönemde çok şeyi anlamayacağı ve bilemeyeceği yönünde kanı oluştuğunu ancak bunun gerçeklerle örtüşmediğini vurgulayan Kılınç, “1,5-3 yaşındaki bebekler, sanılanın aksine tahmin edemeyeceğimiz kadar şeyi anlayıp, seziyor ve biliyor. O yüzden ‘bilmez’ demeyin. Her şeyin farkındalar” dedi.

Ebeveynlere çocuklarıyla konuşma tavsiyede bulunan Kılınç, sözlerini şöyle tamamladı:

“Avrupa’da hemen her fırsatta dile getiren ‘iletişim kurarken gözlerinin içine bakın’ söylemi, bu dönemdeki çocuklar için daha etkili oluyor. Çünkü çocuklar gözlerinin içine bakıldığında, sevginizi, şefkatinizi, kızgınlığınızı daha iyi hissediyor. O yüzden bebekler dilinizden çıkanları kavrayamasa bile gözlerinizden hissediyor. Her zaman ailelerin çocuklarının gözlerinin içine bakarak, olayları anlatması gerekiyor. Bu konuda çocuklar sabırsız olabilir, dediklerinizi tekrarlatabilir. Fakat ailelerin sabırlı ve kararlı şekilde anlatmak istediğini gözlerine bakarak dile getirmesinde yarar var.”

Diğer Haberler

Konya’da Psikolojik Destek ve Çözüm Arayanlar İçin Güvenilir Bir Adres

Konya, Türkiye'nin önemli şehirlerinden biri olarak, sadece tarihi zenginliği ve...

Sağlıklı gözler için neler yapılmalı?

En titiz organlardan biri bulunan gözlerimiz, çoğu şahıs yönünden ihmal edilen s...

Zatürre Olmamak için Grip Olduğunuzda Önemseyin

Mevsim hastalıklarının salgın halinde görüldüğü şu dönemde soğuk algınlığı ve gr...

Enfeksiyonlara karşı bakteri direnci kiti geliştirdi

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dal...

Çocuklarda "pantolon paça boyu"na dikkat

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sihhati ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başk...

Kepeğe Karşı Bitkisel Çözüm Önerileri

Hemen her mevsim geçişinde bay ve bayan gözetmeksizin yaşanan bir sorundur kepek...

Böcek Zırhından Zayıflama Hapı Geliştirildi

Aksaray Üniversitesi'nden akademisyenler, böceğin zırh kısmındaki nanoliflerin k...

AYM'nin 'zorunlu aşı' kararının gerekçesi

Anayasa Mahkemesinin, bebeklik devresi aşılarının yapılması ebeveyni yönünden is...

ABD'de 9 hamile kadında Zika virüsü

ABD sağlık yetkilileri 9 hamile kadının Zika virüsü taşıdığını teyid ederek, vir...

Uğur Şahin Dünya Milyarderler Endeksine Girdi

Koronavirüs aşısını bulan BioNTech'in kurucusu Uğur Şahin, 7,6 milyar dolarlık s...

Grip hastalığından kişisel korunma yöntemleri

Türk Toraks Derneği'nden, Türkiye'de şu anda 2009'da ilk olarak saptanan domuz g...

Metabolizmanızı canlandırmak için bunları yapın

“Metabolizma; canlıda yaşamın sürdürülmesi sırasında gerçekleşen tüm kimyasal te...

Geçirdiği 9 kalp ameliyatıyla tıp literatürüne girdi

Küçük yaşta geçirdiği rahatsızlık neticesi kalp hastalığına yakalanan ve 27 sene...

TEB'den kanser ilacı uyarısı

Türk Eczacıları Birliği (TEB) Genel Sekreteri Arman Üney, kanser ilaçlarının ecz...

Alerjilere Doğal Çözümler

Bahar mevsimiyle birlikte gelen tek şey güneş, ısınan hava ve yüzümüzü okşayan h...