Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinde aniden ortadan kaybolan ve yıllardır akıbeti çözülemeyen Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun dosyası, tam 6 yıllık sessizliğin ardından raftan indirilerek yeniden açıldı. Yıllarca sıradan bir kayıp vakası olarak ele alınan ancak yürütülen derinlemesine soruşturmalar neticesinde resmi olarak “cinayet” dosyasına dönüştürülen olayda çok kritik bir viraj dönüldü. Uluslararası operasyonlar ve alınan önemli itirafların ardından, genç kızın cansız bedenine ulaşabilmek amacıyla Tunceli genelinde bugüne kadarki en kapsamlı ve geniş çaplı arama faaliyeti resmen başlatıldı.
Soruşturmanın seyrini değiştiren en büyük kırılma noktası, dosyanın baş şüphelilerinden biri olan ve hakkında çıkarılan kırmızı bülten neticesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) kıskıvrak yakalanarak tutuklanan Umut Altaş’ın açıklamaları oldu. Altaş, verdiği kritik ifadelerde cinayete ve cesedin saklanma mekanlarına dair çok önemli coğrafi koordinatları işaret etti.
Şüphelinin, “Cesedin tam noktasını bilmesem de üniversite yerleşkesi yakınlarında, Aktuluk Mahallesi civarındaki ıssız ve kör noktalarda ya da Bayraktepe mevkiindeki su arıtma tesisinin hemen yanında bulunan çöplük alanda olabileceğini tahmin ediyorum” şeklindeki ifadeleri üzerine güvenlik güçleri harekete geçti. Devletin zirvesinin koordinasyonunda, belirlenen bu kör noktalarda eş zamanlı operasyonel arama emirleri verildi.

İçişleri Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı’nın ortak koordinasyonunda yürütülen dev arama operasyonuna, Türkiye’nin en seçkin arama kurtarma birimleri katılıyor. Jandarma Genel Komutanlığı’na bağlı Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı (JÖAK) ve Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri, Gülistan Doku’nun gömülmüş olma ihtimali bulunan Dinar Deresi, Munzur Üniversitesi kampüs çevresi ve stratejik öneme sahip Sarısaltuk Viyadüğü havzasını abluka altına aldı.
Arama faaliyetlerinde sıradan yöntemlerin dışına çıkılarak, askeri düzeyde yüksek teknolojiye sahip yeraltı görüntüleme cihazları kullanılıyor. Bu özel cihazların toprağın altına gönderdiği güçlü kızılötesi sinyaller vasıtasıyla yer altının üç boyutlu haritaları çıkarılıyor ve herhangi bir toprak müdahalesi ya da şüpheli yoğunluk anında tespit ediliyor. Sahadaki çalışmalara ayrıca Jandarma Suçluları Arama Timi (JASAT), Tunceli İl Jandarma Komutanlığı Merkez Komando Timleri ve Erzurum’dan özel olarak getirilen hassas burunlu kadavra köpek unsurları da kesintisiz destek veriyor.
Gülistan Doku cinayetinin üzerindeki sis perdesi aralandıkça, adaletin eli geçmişte bu davanın üstünü kapattığı iddia edilen isimlere kadar uzandı. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derinleştirilen cinayet soruşturması kapsamında çok çarpıcı tutuklama kararları çıktı.
Aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, vali oğlu Mustafa Türkay Sonel, koruma polis memuru Şükrü Eroğlu, dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Çağdaş Özdemir ve eski polis memuru Gökhan Ertok’un da bulunduğu; ayrıca Zeinal Abakarov, Engin Yücer, Cemile Yücer, Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Altaş ve Ferhat Güven isimli toplam 12 şüpheli adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. 2026 yılının bu en önemli adli sürecinde, daraltılmış baz istasyonu verileri ve teknolojik deliller ışığında yürütülen kazı çalışmalarının, yakın zamanda kesin bir sonuca ulaşması bekleniyor.
![]() |
200 Bin TL Harcadı 20 Ton Üretim Yapacak Murat Dilsiz |
![]() |
SGK Hileli Boşanmayı Affetmiyor |
![]() | Trafik Sigortasında Prim İadesi Mert Akça |