28 Şubat PostModern Sanat Tiyatrosu

   2026 Tarihli Haber
  Ekleyen : Yazar
  Yorum Yok

Sanat 3 Tiyatro’nun “28 Şubat postmodern darbe” sürecinde yaşananları konu ettiği “28” oyunu izleyiciyle buluştu.

Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde prömiyeri gerçekleşen oyun hakkında AA muhabirine açıklamalarda bulunan yönetmen Sami Gülbaba, Selçuk Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümünden mezun olduğunu belirterek, daha önce sahneledikleri “Yaslıada”, “Kayıp Emanet”, “İnsan Ne İle Yaşar” oyunlarından sonra “28” ile izleyiciyle buluşmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

“28” oyunu yönetmeni Gülbaba: “28 Şubat darbesine, daha çok siyaset ve dram açısından bakılır çünkü bir 28 Şubat gerçeği var ortada, bundan kaçamazsınız haliyle. Yaşanan onbinlerce dram sahnesi var. Hepsini bir oyunda işlemek mümkün değil. Biz de o günlerde öne sürülen irtica, şeriat ve başörtüsü mevzularını ele aldık. İşin akademik kısmını ve başörtülüler için kurulan ikna odaları meselesini farklı bir yaklaşımla sahneye taşıdık” – “Akademisyenlerin hali ortada, bir sürü çapsız kalktı ‘Devlet eliyle terör işleniyor’ diye bir bildiri imzaladılar. Aynı akademisyenler, 28 Şubat’ta üniversitelerde başörtülü kızlarımıza, inançlı akademisyenlere gözlerinin önünde gerçekten zulüm yapılırken hiç seslerini çıkarmadılar”

Gülbaba, oyunun “28 Şubat postmodern darbesi”ni farklı bir açıdan ele aldığını dile getirerek, şu bilgileri verdi:

“28 Şubat darbesine, daha çok siyaset ve dram açısından bakılır, çünkü bir 28 Şubat gerçeği var ortada, bundan kaçamazsınız haliyle. Yaşanan on binlerce dram sahnesi var. Hepsini bir oyunda işlemek mümkün değil. Biz de o günlerde öne sürülen irtica, şeriat ve başörtüsü mevzularını ele aldık. İşin akademik kısmını ve başörtülüler için kurulan ikna odaları meselesini farklı bir yaklaşımla sahneye taşıdık.”
Gülbaba, oyunun yaklaşık iki aylık prova ile hazırlandığını kaydederek, dram sahnelerinde kullanılan sinevizyon ve belgesel görüntülerinin de 20 günlük bir çalışmayla ortaya çıktığını belirtti.

“28 Şubat’ta dik duranları sahneye taşıdık”

Oyunda, 28 Şubat sürecinde üniversitelerde başörtülü kızlara uygulanan baskıyı sahneye taşıdıklarını aktaran Gülbaba, “Başörtülü kızların kulağına ikna odalarında fısıldanan ‘Aç başını, al bursunu, başını açarsan derslerde çok iyi notlar alırsın, başını açarsan daha güzel olursun’ şeklinde fısıldanan anı ele aldık” açıklamasında bulundu.

“28 Şubat’ta haksızlık ve zulme uğrayan çok sayıda insan var ve bu yaşananlar sırasında sağda, solda sinip, ağlayıp kaçmak yerine, dik duranlar var. Biz dik duranları sahneye taşıdık” diyen Gülbaba, tiyatro açısından konuyu fikirlerinden geri adım atmayan bir akademisyen üzerinden ele aldıklarını ifade etti.

“Akademisyenlerin iç yüzünü sahneye taşıdık”

Oyunu hazırlamaya başladıklarında güvenlik güçlerinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde terör örgütü PKK’ya yönelik yaptığı operasyonlara karşı devleti suçlayan “Akademisyen Bildirisi” hadisesinin henüz gerçekleşmediğine dikkati çeken Gülbaba, oyunda akademi dünyasındaki iki yüzlülüğün de gün yüzüne çıktığını savunarak şunları söyledi: “Akademisyenlerin hali ortada, bir sürü çapsız kalktı ‘Devlet eliyle terör işleniyor’ diye bir bildiri imzaladılar. Aynı akademisyenler, 28 Şubat’ta üniversitelerde başörtülü kızlarımıza, inançlı akademisyenlere gözlerinin önünde gerçekten zulüm yapılırken hiç seslerini çıkarmadılar.”

Gülbaba, konuya ilişkin şu yorumu yaptı:

“Bu zulümler yaşanırken bir bildiri imzalayan var mı aralarında acaba? Aynı insanlar, hala oralardalar. Biz yola çıktığımızda bu bildiriye daha imza atılmamıştı, oyunumuz bu manada çok doğru bir yönden ideolojilerinin esiri olan akademisyenlerin iç yüzünü sahneye taşımış oldu.”

Oyundaki iki karakterin de gerçek olaylardan ilham alınarak sahneye taşındığının altını çizen Gülbaba, kadın karakteri Kevser Çakır Demir’in çektiği ‘İkna Odaları’ belgeselinden, erkek karakteri de İslamla ilgili tez yazdığı için görevlerinden alınan ve basına verdiği röportajlarda konuyu anlatan kişilerden ilhamla oluşturduklarını belirtti.

“Yaşanmış bir acıyı yeniden kelimelere dökmeye gerek yok, sözünü ettiğim belgesel ve röportajlarda, bizzat yaşayanlar tarafından en yalın ve doğal haliyle zaten dökülmüş. Bu yüzden senaryoyu yazan bir isim yok, senaryo ’28 Şubat’ dedik” ifadelerini kullanan Gülbaba, “Akademisyen karakterimiz doçentlik tezini sunduğunda İslami buldukları için reddediliyor ve ‘Bu çalışmadan vazgeç, daha çağdaş işler yap, sana profesörlük verelim’ diyorlar, o da ‘Hayır, ben bu teklifinizi reddediyorum, bana bu teklifi yaparak ihanet belgelerine imza atmamı beklemeyin’ diyor” dedi.

Gülbaba, oyun hakkında “Tiyatroyu bu toprağın, bu ülkenin derdini insanlarla paylaşmak niyetiyle yapıyoruz. Bir de çok çabuk unutan bir nesiliz. İnsanlar 28 Şubat’ta ne olduğunu unutmasın istiyoruz. Özellikle genç neslin bunları bilmesini istiyoruz. Ne olursa olsun siz doğru bildiğinizden, duruşunuzdan vazgeçmeyin demek istiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Seyfullah Kartal’ın “Fikret”, Musa Çağırgan’ın “Kemal”, İlayda Şahin’in “Hanife”, Kamil Gülbaba’nın “Polis” rolünü canlandırdığı oyun, 28 Şubat’ta Fatih Kültür Merkezi’nde gala yapacak.

Diğer Haberler

Erzurum'da 540 bin ton kar temizlendi

Yaklaşık iki aydır aralıklarla devam eden kar yağışının yaşamı olumsuz etkilemem...

'3 Fırça 2016' minyatür sergisi açıldı

Akatlar Kültür Merkezi'nde açılan ''3 Fırça 2016''sergisi minyatür sanatçıları C...

Ane Brun İstanbul'da konser verecek

İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'ndan (İKSV) konuya ilişkin yapılan açıklamaya gör...

Osmanlı mirası mezar taşları çıkarılıyor

Bosna Hersek'te, Osmanlı döneminden kalma, ortak tarihin sembolü mezar taşları, ...

Tiyatroyla 'engelini' aşarak aile geçimini sağlıyor

Afyonkarahisar'da yaşayan bedensel engelli Ercan Kubaş, "Bedensel Engelliler San...

Türk yazar Zaimoğlu'na Berlin Edebiyat Ödülü verildi

Türk kökenli yazar Feridun Zaimoğlu'na Preussische Seehandlung Vakfı tarafından ...

Kaçma Birader Filmi Galası Yozgat'ta

Yönetmenliğini ve senaristliğini Murat Emre Kaman'ın yaptığı, Yozgatlı bir ailen...

Ülker Logosunun Tasarımcısı Koronaya Yenildi

1960’lı yıllarda Ülker markasının logosu ile ürünlerinin çizimlerini yapan ve uz...

İtalyan yazar Umberto Eco öldü

İtalyanların dünyaca ünlü yazarı, bilim adamı, göstergebilim uzmanı, eleştirmen ...

Köy Evini Müze Yaptı

Çankırı'da ambulans şoförlüğü yapan Arif Çavuşoğlu, doğup büyüdüğü köydeki evler...

Topkapı Sarayı Denize Doğru Kayıyor

Topkapı Sarayı Müzesi'nin duvarlarında ve kubbelerinde büyük yarıklar olduğu geç...

"İlk Kürt açılımını Yavuz Sultan Selim yaptı"

Tarihçi, yazar Mustafa Armağan 9. Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim dönemine d...

Türkiye'nin tek oda müziği festivali başlıyor

5. İstanbul Uluslararası Opus Amadeus Oda Müziği Festivali'nde Avrupa'nın ünlü m...

Müzeler Konuşuyor serisi devam ediyor

İstanbul Modern Müzesi açıklamasına göre, Frankfurt'ta üç ayrı sanat kurumunun d...

Sinema dünyasından Oscar tahminleri

88'inci Akademi Ödül (Oscar) töreni yaklaşırken sinemacılar favorilerini ve Osca...