ABD Merkez Bankası’nın faiz politikasında sıkılaşmaya devam etmesine rağmen Goldman Sachs, altın fiyatlarına ilişkin uzun vadeli beklentisini değiştirmedi. Uluslararası yatırım bankası, 2027 yıl sonu için ons altın fiyat tahminini 5 bin 400 dolar seviyesinde korudu.
Bankanın değerlendirmesinde, yüksek faiz oranları ve artan reel tahvil getirilerinin altının kısa vadeli yükseliş hızını sınırlayabileceği belirtildi. Buna karşın merkez bankalarının altın alımlarını sürdürmesi ve jeopolitik risklerin güvenli liman talebini desteklemesi nedeniyle değerli metalde uzun vadeli yükseliş eğiliminin devam edebileceği ifade edildi.
Küresel piyasaların odağında ABD Merkez Bankası’nın faiz politikası bulunurken, Fed’in 16 Eylül 2026 tarihli toplantısında aldığı karar finans piyasalarında önemli bir hareketlilik yarattı. Banka, politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75 ile yüzde 4,00 aralığına yükseltti.
Faiz artışı, yatırımcıların para politikasının önümüzdeki dönemde nasıl şekilleneceğine ilişkin beklentilerini de etkiledi. Daha yüksek faiz oranları, faiz getirisi bulunmayan altının yatırımcılar açısından cazibesini kısa vadede azaltabilen unsurlar arasında bulunuyor.
Goldman Sachs ise Fed’in daha sıkı para politikasının altın fiyatlarındaki yükselişi yavaşlatabileceğini kabul etmekle birlikte, bunun uzun vadeli yükseliş beklentisini ortadan kaldıracağını düşünmüyor.

Goldman Sachs’ın 2027 sonu için ons altın tahminini 5 bin 400 dolar seviyesinde tutması, bankanın değerli metalde uzun vadeli yükseliş potansiyeline yönelik beklentisini koruduğunu gösteriyor.
Bankanın değerlendirmesine göre faiz oranlarının yüksek kalması altının yükseliş temposunu dönemsel olarak baskılayabilir. Ancak altın piyasasındaki talebin yalnızca faiz beklentileriyle şekillenmediği ve merkez bankalarının rezerv politikaları ile küresel jeopolitik gelişmelerin de fiyatlar üzerinde önemli rol oynadığı belirtiliyor.
Goldman Sachs’ın uzun vadeli altın beklentisinin temel dayanaklarından biri, dünya genelindeki merkez bankalarının altın rezervlerini artırmaya devam etmesi olarak öne çıkıyor.
Merkez bankalarının fiziki altın alımları, piyasada uzun vadeli ve güçlü bir talep unsuru oluşturuyor. Bu alımların devam etmesi halinde, yatırımcıların faiz politikalarına ilişkin beklentilerinden kaynaklanan kısa vadeli dalgalanmaların altın üzerindeki etkisinin sınırlanabileceği değerlendiriliyor.
Rezerv çeşitlendirme politikaları da altın talebini destekleyen faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Merkez bankalarının rezervlerinde altının payını artırması, küresel piyasalarda değerli metale yönelik yapısal talebin canlı kalmasına katkı sağlıyor.
Altın fiyatlarını destekleyen bir diğer önemli unsur ise küresel jeopolitik riskler. Özellikle Orta Doğu başta olmak üzere farklı bölgelerde devam eden gerilimler, yatırımcıların belirsizlik dönemlerinde altına yönelmesine neden olabiliyor.
Jeopolitik risklerin artması, hisse senetleri ve diğer riskli varlıklarda dalgalanmanın yükselmesine yol açarken altının güvenli liman özelliğini yeniden ön plana çıkarabiliyor. Goldman Sachs da uzun vadeli altın beklentisini oluştururken bu faktörü dikkate alıyor.
Altın fiyatlarının yönünde ABD dolarının performansı da önemli bir rol oynuyor. Doların değer kaybetmesi, dolar dışında para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından ons altını daha ulaşılabilir hale getirerek talebi destekleyebiliyor.
Haftanın son işlem gününde doların zayıf seyretmesi altın fiyatlarına destek veren unsurlardan biri oldu. Doların önceki zirve seviyelerinden geri çekilmesiyle birlikte spot altının ons fiyatı 4 bin 390 dolar seviyesinin üzerine çıktı.
Küresel piyasalarda petrol fiyatlarında yaşanan yaklaşık yüzde 1,5 oranındaki düşüş de altın fiyatlarının seyrinde etkili olan gelişmeler arasında yer aldı. Petrol fiyatlarındaki gerileme, enerji kaynaklı enflasyon baskılarının hafifleyebileceğine yönelik beklentileri güçlendirdi.
Enflasyon beklentilerindeki değişim, merkez bankalarının faiz politikaları açısından da önem taşıyor. Bu nedenle petrol fiyatları, dolar ve tahvil getirileriyle birlikte değerli metal piyasalarının takip ettiği önemli göstergeler arasında bulunuyor.
Goldman Sachs’ın değerlendirmesinde Fed’in önümüzdeki dönemde izleyeceği faiz politikası önemli bir risk unsuru olarak öne çıkıyor. Faizlerin daha uzun süre yüksek seviyelerde tutulması, altının kısa vadeli yükseliş potansiyeli üzerinde baskı oluşturabilir.
Özellikle ABD’deki reel tahvil getirileri ve doların yönü, altın fiyatlarının kısa vadeli hareketlerinde belirleyici olabilir. Tahvil getirilerindeki yükseliş yatırımcıların faiz getirisi sağlayan varlıklara yönelmesini teşvik ederken, getirisi bulunmayan altının cazibesini azaltabilir.
Fed’in faiz kararına rağmen altın piyasasında yukarı yönlü hareket devam etti. Spot altının ons fiyatı yüzde 1 civarında yükselerek 4 bin 388 dolar seviyesine çıktı. Gram altın ise yüzde 1,1 oranında değer kazanarak 6 bin 881 TL seviyesine ulaştı.
Altındaki yükselişte doların zayıflaması, petrol fiyatlarındaki gerileme ve küresel risklere ilişkin gelişmeler etkili oldu. Bununla birlikte yatırımcıların önümüzdeki dönemde Fed’in faiz kararlarını, ABD tahvil getirilerini, dolar endeksini ve merkez bankalarının altın alımlarını yakından takip etmesi bekleniyor.
Goldman Sachs’ın 2027 sonu için 5 bin 400 dolarlık ons altın tahminini değiştirmemesi, bankanın kısa vadeli faiz baskısına rağmen uzun vadeli yükseliş beklentisini koruduğunu ortaya koyuyor.
Önümüzdeki dönemde altın fiyatlarının seyri üzerinde Fed’in para politikası, ABD dolarının hareketi ve reel tahvil getirilerinin yanı sıra merkez bankalarının rezerv tercihleri ve küresel jeopolitik gelişmeler belirleyici olmaya devam edecek. Bu unsurların aynı anda nasıl şekilleneceği, altının kısa ve uzun vadeli fiyat hareketlerinde önemli rol oynayacak.
![]() |
200 Bin TL Harcadı 20 Ton Üretim Yapacak Murat Dilsiz |
![]() |
SGK Hileli Boşanmayı Affetmiyor |
![]() | Trafik Sigortasında Prim İadesi Mert Akça |