28 Şubat PostModern Sanat Tiyatrosu

   2016 Tarihli Haber
  Ekleyen : Yazar
  Yorum Yok

Sanat 3 Tiyatro’nun “28 Şubat postmodern darbe” sürecinde yaşananları konu ettiği “28” oyunu izleyiciyle buluştu.

Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde prömiyeri gerçekleşen oyun hakkında AA muhabirine açıklamalarda bulunan yönetmen Sami Gülbaba, Selçuk Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümünden mezun olduğunu belirterek, daha önce sahneledikleri “Yaslıada”, “Kayıp Emanet”, “İnsan Ne İle Yaşar” oyunlarından sonra “28” ile izleyiciyle buluşmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

“28” oyunu yönetmeni Gülbaba: “28 Şubat darbesine, daha çok siyaset ve dram açısından bakılır çünkü bir 28 Şubat gerçeği var ortada, bundan kaçamazsınız haliyle. Yaşanan onbinlerce dram sahnesi var. Hepsini bir oyunda işlemek mümkün değil. Biz de o günlerde öne sürülen irtica, şeriat ve başörtüsü mevzularını ele aldık. İşin akademik kısmını ve başörtülüler için kurulan ikna odaları meselesini farklı bir yaklaşımla sahneye taşıdık” – “Akademisyenlerin hali ortada, bir sürü çapsız kalktı ‘Devlet eliyle terör işleniyor’ diye bir bildiri imzaladılar. Aynı akademisyenler, 28 Şubat’ta üniversitelerde başörtülü kızlarımıza, inançlı akademisyenlere gözlerinin önünde gerçekten zulüm yapılırken hiç seslerini çıkarmadılar”

Gülbaba, oyunun “28 Şubat postmodern darbesi”ni farklı bir açıdan ele aldığını dile getirerek, şu bilgileri verdi:

“28 Şubat darbesine, daha çok siyaset ve dram açısından bakılır, çünkü bir 28 Şubat gerçeği var ortada, bundan kaçamazsınız haliyle. Yaşanan on binlerce dram sahnesi var. Hepsini bir oyunda işlemek mümkün değil. Biz de o günlerde öne sürülen irtica, şeriat ve başörtüsü mevzularını ele aldık. İşin akademik kısmını ve başörtülüler için kurulan ikna odaları meselesini farklı bir yaklaşımla sahneye taşıdık.”
Gülbaba, oyunun yaklaşık iki aylık prova ile hazırlandığını kaydederek, dram sahnelerinde kullanılan sinevizyon ve belgesel görüntülerinin de 20 günlük bir çalışmayla ortaya çıktığını belirtti.

“28 Şubat’ta dik duranları sahneye taşıdık”

Oyunda, 28 Şubat sürecinde üniversitelerde başörtülü kızlara uygulanan baskıyı sahneye taşıdıklarını aktaran Gülbaba, “Başörtülü kızların kulağına ikna odalarında fısıldanan ‘Aç başını, al bursunu, başını açarsan derslerde çok iyi notlar alırsın, başını açarsan daha güzel olursun’ şeklinde fısıldanan anı ele aldık” açıklamasında bulundu.

“28 Şubat’ta haksızlık ve zulme uğrayan çok sayıda insan var ve bu yaşananlar sırasında sağda, solda sinip, ağlayıp kaçmak yerine, dik duranlar var. Biz dik duranları sahneye taşıdık” diyen Gülbaba, tiyatro açısından konuyu fikirlerinden geri adım atmayan bir akademisyen üzerinden ele aldıklarını ifade etti.

“Akademisyenlerin iç yüzünü sahneye taşıdık”

Oyunu hazırlamaya başladıklarında güvenlik güçlerinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde terör örgütü PKK’ya yönelik yaptığı operasyonlara karşı devleti suçlayan “Akademisyen Bildirisi” hadisesinin henüz gerçekleşmediğine dikkati çeken Gülbaba, oyunda akademi dünyasındaki iki yüzlülüğün de gün yüzüne çıktığını savunarak şunları söyledi: “Akademisyenlerin hali ortada, bir sürü çapsız kalktı ‘Devlet eliyle terör işleniyor’ diye bir bildiri imzaladılar. Aynı akademisyenler, 28 Şubat’ta üniversitelerde başörtülü kızlarımıza, inançlı akademisyenlere gözlerinin önünde gerçekten zulüm yapılırken hiç seslerini çıkarmadılar.”

Gülbaba, konuya ilişkin şu yorumu yaptı:

“Bu zulümler yaşanırken bir bildiri imzalayan var mı aralarında acaba? Aynı insanlar, hala oralardalar. Biz yola çıktığımızda bu bildiriye daha imza atılmamıştı, oyunumuz bu manada çok doğru bir yönden ideolojilerinin esiri olan akademisyenlerin iç yüzünü sahneye taşımış oldu.”

Oyundaki iki karakterin de gerçek olaylardan ilham alınarak sahneye taşındığının altını çizen Gülbaba, kadın karakteri Kevser Çakır Demir’in çektiği ‘İkna Odaları’ belgeselinden, erkek karakteri de İslamla ilgili tez yazdığı için görevlerinden alınan ve basına verdiği röportajlarda konuyu anlatan kişilerden ilhamla oluşturduklarını belirtti.

“Yaşanmış bir acıyı yeniden kelimelere dökmeye gerek yok, sözünü ettiğim belgesel ve röportajlarda, bizzat yaşayanlar tarafından en yalın ve doğal haliyle zaten dökülmüş. Bu yüzden senaryoyu yazan bir isim yok, senaryo ’28 Şubat’ dedik” ifadelerini kullanan Gülbaba, “Akademisyen karakterimiz doçentlik tezini sunduğunda İslami buldukları için reddediliyor ve ‘Bu çalışmadan vazgeç, daha çağdaş işler yap, sana profesörlük verelim’ diyorlar, o da ‘Hayır, ben bu teklifinizi reddediyorum, bana bu teklifi yaparak ihanet belgelerine imza atmamı beklemeyin’ diyor” dedi.

Gülbaba, oyun hakkında “Tiyatroyu bu toprağın, bu ülkenin derdini insanlarla paylaşmak niyetiyle yapıyoruz. Bir de çok çabuk unutan bir nesiliz. İnsanlar 28 Şubat’ta ne olduğunu unutmasın istiyoruz. Özellikle genç neslin bunları bilmesini istiyoruz. Ne olursa olsun siz doğru bildiğinizden, duruşunuzdan vazgeçmeyin demek istiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Seyfullah Kartal’ın “Fikret”, Musa Çağırgan’ın “Kemal”, İlayda Şahin’in “Hanife”, Kamil Gülbaba’nın “Polis” rolünü canlandırdığı oyun, 28 Şubat’ta Fatih Kültür Merkezi’nde gala yapacak.

Sponsorlu Baglantılar

GÜZELLER GALERİSİ
REKLAMLAR
GALERİ
REKLAMLAR
Editörün Seçtikleri

  • ece seçkin fotoğrafları
  • Ariana Grande resimleri
  • ece seçkinin fotorafları
  • ariana grande fotoğrafları
  • Ariana Grande resmi
  • ece sewkinfotolari
  • t swift 19 yaşında fotoğrafı
  • en güzel kadınlar
  • mersin kinoa fabrikası
  • alexandra stan